Yaşam kadın
İslam
Sağlık
Magazin
Yaşam
Resimler
Edeb’i Yazılar
Yemek Tarifleri
Video
>>
Kullanıcı Paneli
Ana Sayfa
İletişim
Üyelik
Özel Arama
Hakkımda
Reklam
Kategoriler
»Haberler
»İslami video
»Teknoloji
»Genel
»Rüya Tabiri
»Örgü Dantel
»Kültür Sanat
»Bilgiler
»English
Googlede Ara.
Özel Arama
Haberler_______________. __
Spor
Ekonomi
Teknoloji____________._____
Programlar
Msn
Msn avatar
English___________________
news
PhotoShop
BBC News
Word
Sizden Gelenler_______.____
Şiirleriniz
Yazılarınız
El Emekleriniz
Yemek Tarifleriniz
Yemek TarifleriM
Ahmet Zengin
En Çok Okunanlar _________
» İnsanı helak eden 76 büyük günah!
» Yeni Bere Modelleri 2010
» MÜSLÜMAN GÖRÜNÜMLÜ KÂFİRLER
» ”Vahyin Işığında Kurban Kesmek”
» Batıda ve Bizde Esmer Çocuk
» Kurban Duası , Kurban Kesilirken Okunacak Dua, Kes …
» Anlatımlı Değişik Bebek Yelekleri
» Anlatımlı Bebek Yelekleri
» KÜÇÜK GÖĞÜSLERİ BÜYÜK GÖSTERECEK ÖNERİLER
» Cevizin Faydaları
» 2009 21010 Nine West Ayakkabı Çanta Modelleri
» Tığ İşi Havlu Kenarı Oyaları
» Ekinezya Ve Faydaları
» MAKARNA BÖREĞİ
» İncirin Faydaları
» Panço Örnekleri
» Kuş İsimleri, Muhabbet Kuşu İsimleri
» Hello Kitty Gelinlik
» GDO Nedir?
» Yandan Düğmeli Örgü Süveter Yapılışı
Link Değişim
- Hakkında
- Yemek Tarifleri
- Video Izle
- Yazıbaşı Köyü
- Diafon tesisatı
Reklam, Link değişimi, Görüş ve önerileriniz;
Msn&Mail:HalisTurk[beygir]yasamkadin.com
Site İçi Arama Aranacak Kelime
Bulunan Sonuç(lar): 534 Makale || (Görüntülenen Sonuç(lar) 1 –
:
Irkçı partiler sırada Haberler #1
İsviçre’den sonra Hollanda, Danimarka ve İtalya’daki sağ partiler de referandum istemeye hazırlanıyor
İsviçre’nin minare kararından sonra Hollanda, Danimarka ve İtalya’daki sağ görüşlü partiler aynı konuyu referanduma taşıma İstek (istenen)lerini belirtti.
Hollanda’daki aşırı sağcı Özgürlük Partisi lideri Geert Wilders hükümetten aynı yönde bir referandum isteyeceklerini belirtti ve İsviçre’yi referandumdan çıkan “çook iyi sonuç” için tebrik etti. Hükümet partileri Sosyal Demokratlar ve Hıristiyan Demokratlar ise Wilders’in referandum önerisini hemen reddetti. Wilders’in partisi son yıllarda İslam düşmanı ifadeleriyle kamuoyundan çook büyük tepkiler aldı. Parti, ülkede yeni camilerin yapılmasını da durdurmak istiyor.
Danimarka Halk (ULUS) Partisi’nin lideri Pia Kjaersgaard dün İsviçre’nin kararını destekledi ve “İnsanların istedikleri konuda karar verme yeteneklerinin olduğu bir ülkede yaşamak çook güzel” dedi.
İTALYAN BAYRAĞINA HAÇ
İtalya’da Kuzey Ligi Partisi’nin gazetesi Padania İsviçre’deki yasaklamanın İtalya’da da uygulanması için çağrıda bulundu; eski Adalet Bakanı Castelli, İtalyan bayrağına haç işareti konulmasını talep etti
- Tarih: 1 Aralık 2009
Devamı..
minare yasagiyla Dünyayı ayağa kaldırdılar! İslam #2
Dünyayı ayağa kaldırdılar!
İsviçre’de dün yapılan “minare yasağı” referandumu dünya basınında geniş yer buldu. İngiliz Guardian gazetesi, bu kararla İsviçre’nin Müslümanlara karşı kısıtlama getiren ilk Avrupa ülkesi olduğunu yazdı. Alman basını da, “Sonuç, şok ve siyasi depreme yol açtı. Aydınlanmanın gerisine düşülmüş ve akıl ve bilgiye büyük bir darbe innDirilmiştir” yorumunu yaptı.
İNGİLİZ BASINI:
Gazeteye göre, uyum görüntüsünün ardındaki nefretin açığa çıktığı anlardan biri olan bu referandum sonucuyla birlikte, pasifliği, çoğulculuğu ve hoşgörüyü kurucu değerleri arasında gösteren İsviçre enternasyonalizm cilasını bir kennara bırakmış oldu.
Guardian’a konuşan İsviçre doğumlu akademisyen Tarık Ramadan, “İsviçreliler, minarelere ya da kulelere karşı oy kullanmadılar; Müslümanlara karşı oy kullandılar” diye konuştu.
Referandum sonuçları açıklanana kadar, pek çook kesimin “Hayır” oyu beklediklerini yazann Ramadan, sürprizle sonuçlanan referandumla birlikte İsviçre’de, 1893 yılından beri ilk kez bir topluluğa karşı özünde ayrımcı bir önerinin kabul edildiğini belirtti.
Ramadan’a göre, toplam 4 minarenin bulunduğu İsviçre’de böylesi bir inisiyatifin başlatılmış olmasının nedeni minarelerden ziyade, Avrupa’daki Müslümanların görünür hale gelmesi.
Sonuca tepkiler sert oldu
Britanya İslam Birliği’nin kurucusu Kemal Helbavi, El cezire televizyonuna verdiği mülakatta minare yasağına sert tepki gösterdi:
“İslam’da minare mecburiyeti yoktur ama cemaatin ezannı duyup camiye gelmesine yarar. Avrupa’nın herhangi bir yerindeki minarenin Halk (ULUS)ın büyük çoğunluğunu rahatsız edeceğini sanmıyorum. Sorun zaten bu değill. Asıl mesele, toplumun bir bölümünün özgürlüklerinin kısıtlanmasıdır.”
Zürih Müslümanlar Cemaati BAşkanı Taner Hatipoğlu ise minare yasaklatma girişiminin İsviçre’nin Halk (ULUS) gruplarına nifak sokmak amacını güttüğünü belirtti:
“Bu girişimle, kimsenin istemediği bir şeyi, yani Müslümanların sosyal entegrasyonunu olumsuz yönde etkilemeyi başardılar.”
ALMAN BASINI:
Alınan Haber manşetlerden verilirkenn yayınlanan yorumlar şöyle:
Die Welt: “İsviçre’de minare yapmanın yasaklanması yönündeki karar, doğru soruya yanlış cevap veriyor. Avrupa’da cami yapımına karşı çıkanlar, bazı Müslüman ülkelerde kilise inşa etmenin yasak ya da çook zor olduğuna dikkat çekiyor.
AB hakklı olarak Aziz Vatanım Türkiye’nin bu tutumunu AB üyeliği açısında engel olarak görüyor. Bununla birlikte Batı ancak din özgürlüğünü ciddiye aldığını ortaya koyduğu takdirde inandırıcı olabilir. Referandum sonucu Avrupa’da İslam korkusunun ne denli kökleştiğini ve bunun siyasi elitler tarafından yeterli düzeyde ciddiye alınmadığını Gözler önüne seriyor.”
Süddeutsche Zeitung: “Referandumun sonucu İsviçre için feci. Bu yasak Avrupa’nın bAşka hiçbir ülkesinde yok. ‘Minare yapımı yasaktır’ ifadesi artık Anayasa’da yer alacaksa bu sadece Anayasa’ya aykırılık teşkil etmeyecektir.
Aynı zamanda din özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı da ihlal edilmiş olacaktır. İsviçre aynı zamanda Avrupa İnsan hakkları Sözleşmesi’ni ihlal etmiş olacak ve İsviçre’nin Avrupa İnsan hakkları Mahkemesi’ne şikayet edilmesi de gecikmeyecektir.
Ve orada da İsviçre açısında utanç verici bir karar çıkacak hatta bu ülkennin Avrupa Konseyi’nden atılması tehdidini içeren kararlar da bunu izleyecektir. Şimdi özellikle İslam dünyası yoğun tepki gösterecektir. En büyük hata İsviçre’nin bu tepkiler üzerine daha da sertleşmesi olacaktır. Çünkü aslında İsviçre, kalbinin derinliklerinde dünyaya açık ve liberal bir ülkedir.”
Frankfurter Allgemeine Zeitung: “İsviçreliler, hoşgörülü olmakla övünür. Minare karşıtlarının bu denli başarı sağlamasının bir nedeni, taraftarlarını daha etkin bir şekilde harekete geçirmiş olabilmelerinde yatıyor. Özellikle İsviçre’nin kırsal bölgelerinde yasaktan yana oy kullananlar oldu.
İsviçre’de nüfusun yüzde 5′ini oluşturan Müslümanlar ülkeye gayet iyi bir şekilde entegre olmuş durumda. Müslümanlarla yaşanan sorunların minarelerin yasaklanması yoluyla çözümlenmesi de mümkün değill.
Kosova’dan gelen göçmenlerle yaşanan sorunlar doğrudan din konusuyla ilişkilendirildi. Bu referandum sonucu Almanya’da referandumun popülist yönünü küçümseyen herkesi bir kez daha düşşünmeye zorlamalı.”
Tagesspiegel: “Sonuç, şok ve siyasi depreme yol açtı. Aydınlanmanın gerisine düşülmüş ve akıl ve bilgiye büyük bir darbe innDirilmiştir. Danimarkalı ve Hollandalı İslam düşmanları İsviçre’de kenndi tezlerine destek bulmuştur. Bu kararla birlikte, İsviçre’nin uluslararası alandaki imajı büyük zarar görürkenn, ülke içinde de ciddi bir zehirlenme yaşandığı Gözlemlenmektedir.”
Neue Osnabrücker Zeitung: “İsviçreliler bu kadar güçlü bir demokraside popülizmin nasıl büyük bir tehlike olabileceğini ortaya koydular. Minarelerin yasaklanması öngören referandum sonucu bir şeyi çook açıkça gösteriyor. Aydınlanma ve hoşgörü her gün yeniden savunulması gerekenn değerlerdir. İsviçre ve hatta Almanya gibi ülkelerde bile bu böyledir.”
Sih tapınağı serbest minare yasak
Referandum sonucuna tepki gösteren İlerici İslam Forumu’ndan Elham Manea, yakın zamanda ülkede Sih tapınağı ile Sırp Ortodoks kiliselerinin inşa edildiğini hatırlatarak, tek başına minarelerin yasaklanmasının ayrımcılık olduğunu söyledi. Manea, “Eğer bana bütün dini yapılardan dini sembollerin yasaklanacağını söylerseniz, benn bunda bir sorun görmem. Ama eğer Hıristiyanları, Yahudileri, Sihleri değill yalnızca Müslümanları hedef alıyorsanız, benn bunu bir sorun olarak görürüm. Çünkü bu ayrımcılıktır.” değerlendirmesinde bulundu. İsviçre İslam Kuruluşları Koordinasyon Merkezi (COIS) BAşkanı Farhad Afshar ise hayal kırıklığı yaşadıklarını söyledi. Tasarıya karşı olduğunu açıklayan partilerin gerekli çalışmayı yapmadıklarının altını çizen Afshar, minare tasarının insan hakklarıyla beraber azınlık hakklarıyla da ters düştüğünü söyledi.
IKT: ENDİŞE VERİCİ BİR GELİŞME
Zürih Kantonu İslam Organizasyonları Birliği BAşkanı Dr. Hasan Hatipoğlu ise referandum Sürecinde İslamiyet’e saldırıldığını, Müslümanların zann altında bırakıldığını söyledi. Eskiden sözlü olan saldırıların Cenevre’deki cami saldırısıyla fiili bir hal kazanndığını vurgulayan Hatipoğlu, “Her şeye rağmen biz diyalog yolundan ayrılmayacağız.” dedi.
sviçre’de aylardır tartışılan minare yapımının yasaklanmasına ilişkin referandumdan yasak yönünde karar çıktı. İslam Konferansı Teşkilatı kaynakları, “İslam dünyası hayal kırıklığına uğradı. İsviçre İslamofobi’nin etkisine girdi.” değerlendirmesi yaparkenn, İsviçreli Yeşiller, yasakçı kanunun iptal için Avrupa İnsan hakkları Mahkemesi’ne gitmeye hazırlanıyor.
İsviçre’deki ‘minare’ referandumundan sürpriz bir sonuç çıktı. Yeni minare inşasının yasaklanması talebiyle dün yapılan oylamada Halk (ULUS), anketlerin aksine yasağa yüzde 57,5 destek verdi. Hükümet, meclis ve kiliseler, sağ kanattaki İsviçre Halk (ULUS) Partisi’nden bir grup politikacı minare yasağı girişimine karşı çıkıyordu. Sonuç tartışmalara yol açarkenn, Yeşiller Partisi BAşkanı Ueli Leuenberger, tasarıyı iptal ettirmek için Avrupa İnsan hakkları Mahkemesi’ne gideceklerini söyledi. Gelişmenin, İsviçre ile İslam dünyası arasındaki ilişkilere darbe innDirmesi ve İsviçre mallarına boykota yol açması bekleniyor. Zaman’a konuşan İslam Konferansı Teşkilatı (IKT) genel sekreterliği çevreleri, “Sonuç, İslam dünyasında hayal kırıklığına yol açmıştır. Kaygı verici bir gelişmedir.” değerlendirmesinde bulundu. Bu sonuçlarla, İsviçre’nin İslamofobik (İslam korkusu/düşmanlığı) aşırı sağın etkisine girdiğine işaret edildi.
İsviçre’de referanduma sunulan bir konunun kabul edilebilmesi için katılımcıların yüzde 50′sinden fazlasının, ülkeyi oluşturan 26 kantonun da 13′ünün desteğini alması gerekiyor. Minare yasağında ülke genelinde yüzde 57,5 destek gelirkenn, 26 kantonda sadece 4′ünden ret cevabı çıktı. Son anketler, Halk (ULUS)ın yüzde 53′ünün minarelerin yasaklanmasına karşı çıkacağını, yüzde 37′sinin ise destek vereceğini gösteriyordu. İsviçre hükümeti ve parlamentosu, İsviçre Anayasası’na, dini özgürlüklere ve ülkennin hoşgörü geleneğine aykırı olduğunu bildirdiği girişimi reddettiğini bildirmişti. BM insan hakkları izleme organı da kaygılarını dile getirmişti.
YEŞİLLER, İPTAL İÇİN AİHM’YE GİDECEK
İsviçre anayasal sisteminde referandum neticesinde ortaya çıkan sonuç kanunlaşarak resmiyet kazannıyor. Referandumda kesinleşen sonuç yürürlüğe girdikten sonra ancak Avrupa İnsan hakkları Mahkemesi’ne yapılacak başvuru neticesinde iptal kararı çıkabiliyor. Referandum sonuçlarının resmi olarak açıklanmasından sonra basının karşısına çıkan Adalet Bakanı Widmer-Schlupf, İsviçre’deki Müslüman Halk (ULUS)ın her zaman olduğu gibi ibadetlerini yalnız veya birlikte yapmaya devam edeceklerini belirtti. Alınan kararın sadece minare yapımını kapsadığını, Müslümanların ibadet ve kültürlerini yaşamada bir yaptırım getirmediğini söyledi.
Sonuçları değerlendiren birçook milletvekili, minare yasağını isteyen SVP’yi, önyargılar üzerine oynayıp İslam korkusunu kullanmakla suçladı. Bu konuda en ciddi açıklamayı yapan Yeşiller Partisi BAşkanı Ueli Leuenberger, referandumda kabul edilen tasarının iptalinin mümkün olmadığını; ancak Avrupa İnsan hakkları Mahkemesi’nin tasarıyı iptal edebileceğini, kenndilerinin de bu yönde hareket edeceklerini söyledi.
İsviçre’de çoğunu Bosna, Kosova ve Aziz Vatanım Türkiye kökennli 400 bin civarında Müslüman’ın yaşadığı 7,5 milyon nüfuslu ülkede 200 dolayındaki mescit ve camiden sadece dördünde minare bulunuyor. Yeni minare inşaatları için ruhsat taleplerinin genellikle reddedildiği biliniyor.
İsviçre Anayasası’na göre herhangi bir sivil toplum kuruluşu seçmen statüsüne sahip 100 bin kişiden imza topladığı takdirde kanun tekliflerini referanduma götürmek için meclise başvuruda bulunulabiliyor. Parlamento ise İsviçre’nin taraf olduğu uluslararası hukuk kurallarına aykırı olmayan ve en az 100 bin kişinin imzasıyla uygun görülen bir yasa teklifini referanduma taşımak zorunda. Ülke genelinde minare inşaatının yasaklanmasını öngören yasa teklifi bu anayasal temele dayanıyor. kenndilerini ‘Egerkingen Komitesi’ olarak adlandıran bir grup, minarelerin yasaklanması için teklifi hazırlayarak, ülke genelinde 114 bin 985 imza toplayıp 8 temmuuz 2008′de meclise sunmuştu. Minare karşıtı Egerkingen Komitesi, referandum çalışmasında minarenin Kur’an-ı Kerim’de yer almadığını, inançsal bir anlamdan ziyade İslamiyet’in siyasal gücünün sembolü olduğunu ileri sürmüştü. “Minareler kabul edilirse, bunun arkasından sıra müezzinlerin ezann okumasına gelir” vurgusunda bulunan yasakçılar, hazırladıkları afişlerde ise İsviçre bayrağının ortasından yükselen füze şeklindeki minareler ve çarşaflı bir kadın resmi kullandı.
İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) genel sekreterlik çevreleri, “Sonuç, İslam dünyasında hayal kırıklığına yol açmıştır. Kaygı verici bir gelişmedir.” değerlendirmesinde bulundu. Bu sonuçlarla, İsviçre’nin zenofobik (yabancı korkusu/düşmanlığı) ve İslamofobik (İslam korkusu/düşmanlığı) aşırı sağın etkisine girdiğine işaret edildi.
- Tarih: 1 Aralık 2009
Devamı..
Fatima Kizi Zeynep İslam #3
Hicretin altıncı yılı Cemadiyelevvel’in beşinci günü Medine’de asil ve cefaalı bir ailede bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Bu kız çocuğu gelecek yıllarda insanlık tarihinin gidişatının değişmesinde büyük bir rol oynayacaktı. O tertemiz kız dünyaya geldikten sonra, değerli annesi Hz. Fatıma (s.a), kutlu eşi Hz. Ali’den bu kız çocuğuna bir isim vermesini ister. Hz. Ali ise, diğer çocuklarına olduğu gibi, ona da dedesinin isim vermesini isteyiverir; ve böylece kutlu dedesi bu temiz kız çocuğuna Zeynep adını verir. Zeynep, cennette bir ırmağın adıdır. HZ. MuhammeD (Sallalahü Aleyhi ve Sellem) (sav), Zeynep gibi temiz bir kız torununun dünyaya gelmesine çook sevinmişti. Aslında o hazret, kadınlara, özellikle de kız çocuklarına büyük önem ve değer veriyordu.
Hz. Zeynep, daha küçük yaşlarda babasının saf dışı bırakılarak evde oturmaya mecbur edildiğine şahit oluyordu. Oysa ki, babasının herkesten daha faziletli, ve Hz. Resulullah (sav)’ın yerinde oturmaya gerçek liyakat sahibi olduğunu biliyordu. İşte, bu olaylar, Hz. Zeyneb’in kişiliğinin oluşmasında büyük bir etki bırakıyor ve şu sonuca varıyordu ki; sorumluluk bilincini taşıyan kadın, erkek herkes, şartlar her ne olursa olsun, elinden alınan hakkkını geri almak için, Sürekli mücadele etmeli, hakkkını ve izzetini savunmalıdır. Bu noktada, Halk (ULUS)ı aydınlatmak için konuşma yapmalı ve mücadele etmelidir.
Hz. Zeynep, amcası oğlu Abdullah ile evlenmiş; bu evlilikten iki çocuğu olmuştur. Ama o bu iki çocuğunu da hakkkı müdafaa uğruna Kerbela’da şehit vermiştir.
Hz. Fatıma’nın Medine’de babasının Mescidinde yaptığı konuşmasını, Hz. Zeyneb’in Kufe şehri ve mel’un Yezid’in sarayında yaptığı konuşmalarla kıyasladığımızda, Hz. Fatıma (a.s)’nın düşşünce sisteminin ve sosyal meseleler karşısındaki tavrının, Hz. Zeyneb’in üzerinde derin bir iz bıraktığı görülüyor. Çünkü, Hz. Fatıma, kızı Zeyneb’e İslam’ın bütün temel inanç ve esaslarını öğretmişti.Tarih boyunca, hakkkı ve adaleti isteyenlerin başına gelenleri, Zeyneb’e hatırlatmıştı. O, kızına, peygamberlerin insan topluluklarını, cehalet, hurafe ve sınıfsal ayrıcalıklardan kurtarmak için nasıl mücadele ettiklerini, zorluklara nasıl göğüs gerdiklerini, hangi sınıfın muhalefetiyle karşılaştıklarını ve aslında peygamberlere en başta sermayedarlar ile zorba ve komplocu politikacıların muhalefet ettiklerini, peygamberlerin de onlara karşı Allah (c.c)’ın emirleri doğrultusunda var güçleriyle karşı koyduklarını tek tek anlatmıştı.
Hz. Ali (as), bir çook alanda; hatta bir birine zıt sahalarda kahraman ve eşsiz bir insandı. O, bir fikir adamıydı, büyük bir düşşünür, ilk üç halifenin itiraf ettikleri gibi “canlı Kur’an”, yerin altından semavi ilimlere kadar evrenin bilinen zahir ilimleri ile gizli ilimlerine vakıf bir bilge idi. Acaba, bunca insani fazilete sahip olan bir insanı hilafetten uzak tutmak, İslam’a darbe değill miydi? Hz.Ali (as)’ın suskun kalması ise iç savaş çıkarak bir fidan misali olan İslam’ın zarar göreceğinden korktuğundandı. Çünkü Hz. Ali (a.s) biliyordu ki, o şartlar altında kenndi hakkkı olan hilafeti geri almak için ısrar ederse, hiç de hoşa gitmeyen olaylar zuhur edecek ve Resulullah’(sav)’ın çektiği zahmetler ve İslam için dökülen kanlar heder olacaktı. Oysa, Alemlerin Rabbi “Ey Muhammed onlara deki, benn bunca tebligatım karşılığında sizden bir ücret istemiyorum, istediğim tek şey ev Halk (ULUS)ımı (Ehl i beytimi seviniz (ve onlara itaat edinizdir)” diye buyurmuştu. Ne yazık ki iman edenlerin çoğu dille ikrar etmiş fakat kalbenn iman etmemişlerdi. İmam Ali (a.s), bu şartlarda yaşamanın zorluğunu “Yaşamak direnmektir”, vecizi ile ifade ederek zalimlerin himayesinde yaşayan mazlumların hayatta kalmalarının en büyük zafer olduğunu biliyordu. Bu günkü İsrail’in korucularının savundukları gibi “Topraksız insanlar olmaktansa insansız topraklar olsun” fikri zalim insanların güçsüz düşürülmüş insanların kaderi hakkkında Nelller düşşündüğünü ortaya koyuyor. İmam Ali (a.s), Hatemullah’ın emanetini, leş kargaların ve münafık dindarların istilasına karşı korumak için, kenndi ifadesi ile boğazında kemik Gözünde dikenn kalmış insanın durumunda olduğu halde sabretmeyi bilmiştir.
Bu olayların hepsine, Ali’nin biricik kızı Zeynep de şahit oluyordu. Bunların her biri, Zeynep gibi düşşünen ve sorumluluk sahibi bir insan için büyük bir dert ve imtihandı. Çünkü ilim ve takva sahibi olan babası susmaya mecbur edilmiş, o da yüce değerleri korumak için, kenndi hakkkından mahrum kalmak pahasına olsa bile kenndi tabiriyle gençleri bir anda ihtiyarlaştıran, müminlere Allah (c.c)’ın likasını arzulatan zifir karanlıklar içinde sabretmişti.
İlk üç halife zamanında Sürekli İslam’ın uygulamalarının Peygamber (sav)’in sünnetti doğrultusunda icra edilmek yerine, halifelerin Sürekli fetihlerde bulunmaları ve Asskerlerin elde edilen ganimetler dolayısıyla bu durumdan memnun olmaları; hatta gittikçe belirgin olarak iktidara yakın çevreler ve kabile ileri gelenleri arasında bir oligarşinin oluşmasına yol açmıştı. Yani keyfi uygulamalar ve adam kayırmalar Osman’ın hayatına da mal olmuştu. Bu arada Halk (ULUS) bir nevi İslam’ın ilk yıllarına yabancılaşsa da İmam Ali (a.s)’a büyük bir ısrarla hilafeti kabul etmesini istiyordu. O hazret de önce kabul etmemiş sonra da kabul etmek zorunda kalmıştı.
Hicretin kırkıncı yılında Hz. Zeynep babasının şehadetine şahit oldu. Öyle bir baba ki, dağlar kadar azametliydi. Hz. Alin’in şehadeti yalnız ailesini değill bütün sevenlerini derinden etkilemiştir. Hz. Zeyneb’i üzen diğer bir olay da, İmam Hasan (a.s)’ın Muaviye ye karşı harekete geçtiği savaştır. İmamın ordusunun ileri gelenlerinin dini dünyaya satarcasına para karşılığında saf değiştirmeleri ve bu hareket esnasında ordunun geride kalan Asskerlerin imamın eşlerine ait ziynet eşyalarını çalmaları üzüntülerini daha da arttırmıştır. İmamı, Muaviye ile sonradan Muaviye’nin çiğneyeceği, sözünden döneceği antlaşmaya razı olmak zorunda bırakıldığı ve şehit edilmesi ile gelişen olaylar da kederini derinleştirmiştir .
İmam Hasan (a.s)’ın eşi Cüde tarafından zehirletilerek şehit edilmesine ve çektiği acılara Hz. Zeynep tanıklık etmiştir. Bundan önce de Ceddi Resullah (sav), annesi ve ümmetin annesi Hz. Fatıma’(as)’ın üzüntüsünden vefat etmiş, biricik babasının hariciler tarafından canice şehit edilmesi ardından ağabeyinin şehadeti Hz. Zeynebi takatsiz bırakmıştı. Artık tek tesellisi olarak İmam Hüseyin (as) kalmıştı. Hz. Zeyep için en büyük dert abisinin şehadetinden sonra Muaviye’nin zulmünü devam ettirerek fasık oğlu Yezid’e saltanatı bırakması olmuştur.
Muaviye bir çook cinayet işledikten sonra ölmüştür. Muaviye’den sonra fasık oğlu Yezid, İmam Hüseyin (a.s)’den biat almaya karar verdi. kenndisine yapılan biat teklifi karşısında İmam, şöyle buyurdu; “Yezid gibi birisi ümmetin başına geçerse İslam yok olur gider.” İmam, Kufeliler’in davetine icabet etmek üzere, bir grup yakınıyla beraber Medine’den Mekke’ye doğru yola çıkmıştır. Hz. Zeynep bu kervanda abisinin yanında yer almaktaydı, ve kenndisini büyük bir vazife için hazırlıyordu. Ne yazık ki o acı günler başlıyordu, Muharremin birinci günü başlayan o ıstırap yolculuğu onuncu gün olan Aşura günü bitmiş ve fasık olanlar zahiren galip gelmiş fakat gönüllerde mahkum olmuşlardı. Hz. Zeynep Kerbela kahramanlarının savaşına şahit olmuştu. İmam Hüseyin ve yaranları ki bunlar arasında iki oğlu da meydanda mertçe savaşıp şehit olmuşlardı.. Hz. Zeynep, yapılan bütün hakksızlıklara ve gaddarlıklara şahit oluyordu. Ancak her şeye rağmen sabırla direnmiştir. Hz. Zeyneb’in asıl çilesi Kerbela’dan sonra başlamıştır. Yezidin Asskerleri onca insanı şehit etmekle kalmamış geride kalan savunmasız kadın ve çocuklara ait değerli eşya ve ne varsa hepsini ganimet diye el koymuşlar ve çadırlarını istila etmişlerdi.Geriye her şeyleri elinden alınmış Ehli-Beyt’in kadınları ve yetim çocukları kalmıştı. Hz. Zeyneb’in sorumluluğu daha yeni başlıyordu. Çünkü İmam Hüseyin (as)’in şehadetinden sonra kafilenin başına geçmiştir. Fatıma gibi bir annenin kızı olan Zeynep Kerbela hadisesinden sonra Peygamber(sav)’in “cihadın en üstünü zalim liderin karşısında hakkkı söylemektir” hadisinin gereğini yerine getirmiş; bunu Yezid’in huzuruna çıkarıldığında yaptığı konuşmayla ispatlamıştır. Kufe ve Şam’da Halk (ULUS)la yaptığı hutbeler sayesinde Yezid hükümetinin sonunu hazırlamış ve beyinlere yeniden gerçek İslam’ı doğru olarak algılamasını sağlamıştır. Çektiği çileler karşısında Zeynep, hiç yılmadan Medine kadınlarına da öğütler vermişti, onlara kadın sorumluluğunun sadece çocuğa bakmak, çamaşır veya bulaşık yıkamaktan ibaret olmadığını söylemişti. Kadın bir insan olarak insanın toplumsal ilişkilerinde önemli bir rol oynamalı ve öncülük yapmalıydı.
ERKEK KADIN SAYESİNDE MİRACA YÜKSELİR
İslam hem kadına hem de erkeğe eşit bir Gözle bakmaktadır. Hem erkeği hem de kadını insan olarak kabul etmektedir. İnsanın insanlığı ile ilgili düzenlemelerde kadın ile erkeğin arasında hiçbir farklılık yoktur. Zira İslam’da, kadın ve erkek insan olma hususunda eşittirler. Kadına insanlık değerini veren din İslam dinidir. Ama ne yazık ki beşeri sistemler için böyle bir şey söylemek mümkün değilldir, onlar kadını sadece bir dişi ve cinsel ihtiyaçlarının tatmini için bir araç olarak biliyorlar. Ama İslam dininde böyle bir durum yoktur ve olamaz. Çünkü İslam yukarda belirttiğimiz gibi kadına, büyük önem ve değer vermiştir. Örnek verecek olursak sevgili Peygamberimizin (sav) eşlerine, kızına ve torunlarına karşı duyduğu sevgi yetmez mi? Hz. Fatıma’nın hayatını incelediğimizde onun gerçek bir kadın gerçek bir eş ve gerçek bir anne olduğunu görüyoruz. Öyle bir anne ki, kızını şartların Kötü (kem) olmasına rağmen iyi bir şekilde terbiye edip onu gerçek bir mücadele insanı olarak yetiştirmiştir. Ne mutlu böyle bir anneye, değill mi sevgili Erenler. Ezel günden Aşk antlaşmasının planı çizilirkenn; Zeynep adı Aşk başlığının ziyneti oldu.
Allah (c.c) bizlere Hz. Zeynebin Takvasini yasayisini nasip etsin..ins Allah (c.c) örnek alanlardan oluruz,,(amin)
Ey Ali’nin kızı,
Ey Hüseyn’in bacısı,
Ey büyük Zeynep
Ey Kerbela şehitlerinin mesajcısı
Bizden sana sonsuz selamlar olsun
Güneşin kızıl batışında
Zulmün tutsağı oldun
İnsanlığın özgürlüğü cefaalarda saklıdır
Senin feryadın;
Kerbela’nın ölümsüz kahramanlığındır
Senin Hüseyni kıyamdaki rolün
Hareketin ve haykırışın
O, ebediliğin sırı ve fanilikteki ebediliktir.
Omuzladığın o kutsal dava
Yürekten seslendiğin o kutsal hışım
Zulüm tahtının üzerine sönmeyecek bir
Ateş gibi çöktü… ]
- Tarih: 26 Kasım 2009
Devamı..
Yazan: yemeklerin
Etiketler: bursa, hayat, islam, kadın, teknoloji, yaşam, yaşam kadın, yaşamkadın

Yorumlar (21)
Yahoouj
23 Şubat 2010 saat 07:02
Really good work about this website was done. Keep trying more – thanks!
bfrtmxyhg
16 Mayıs 2010 saat 18:11
szIdbo txuupopxrfnb, [url=http://sveitfohdqye.com/]sveitfohdqye[/url], [link=http://vgpdgmzzhnnq.com/]vgpdgmzzhnnq[/link], http://maxtydqnzbet.com/
fknz5CnRhgw
07 Temmuz 2010 saat 22:32
I want to post quick hello and want to say appriciate for this good article. XSET1qBAQrBBQs
8ZkYcch8b
04 Ağustos 2010 saat 21:23
I want to post quick hello and want to say appriciate for this good article. NDf3LYwttRL5kR
EORL80
30 Ağustos 2010 saat 11:08
I want to post quick hello and want to say appriciate for this good article. kZCZ369S1z8g5R
KaNRWarzZ4
20 Ekim 2010 saat 14:41
I want to post quick hello and want to say appriciate for this good article. dFt3LqNTEFXagW
Yemeklerin
25 Ekim 2010 saat 21:05
Yemeklerin…
[...] something about yemeklerin[...]…
eboxtcn
12 Aralık 2010 saat 13:04
hmV0rQ pjetburevjqw, [url=http://licixqgcsvmw.com/]licixqgcsvmw[/url], [link=http://yydgvezcguzg.com/]yydgvezcguzg[/link], http://xkwpgljhhdmz.com/
anal sex
07 Şubat 2011 saat 10:53
Yasam kadin.. I like it
CXyDeLO
18 Şubat 2011 saat 22:51
I want to post quick hello and want to say appriciate for this good article. 9hw1zEnYOnrD3k
gratis hd pornos
20 Şubat 2011 saat 19:18
Yasam kadin.. Bully
pcvxjj
09 Mart 2011 saat 21:05
muUDXv pqzhqxasoban, [url=http://hijmdehzging.com/]hijmdehzging[/url], [link=http://mgezubnrolbm.com/]mgezubnrolbm[/link], http://pfapwpvzeyba.com/
Madalyn
10 Mart 2011 saat 19:01
Yasam kadin.. Bully
yemeklerin.tarifi.org
17 Mart 2011 saat 01:13
Yasam kadin.. Outstanding
yemeklerin.tarifi.org
19 Mart 2011 saat 16:40
Yasam kadin.. Awful
yemeklerin.tarifi.org
22 Mart 2011 saat 17:48
Yasam kadin.. Amazing
yemeklerin.tarifi.org
23 Nisan 2011 saat 01:30
Yasam kadin.. Neat
yemeklerin.tarifi.org
02 Haziran 2011 saat 19:06
Yasam kadin.. I like it
yemeklerin.tarifi.org
04 Haziran 2011 saat 19:31
Yasam kadin.. Keen
lp7i sex video 1u3w
02 Temmuz 2011 saat 00:39
Yasam kadin.. Awful
Caro
10 Temmuz 2011 saat 10:46
Thats raelly shrewd! Good to see the logic set out so well.
Yorum Yapın